Müzik Video PİYANO Piyanist Musiki Music
Hoşgeldiniz
Giriş / Kayıt Ol

Uyan Ey Gözlerim Gafletten İlahi Vokal:OYA Osmanlı Padişahı Sultan 3 Murad Sabah Ezanı Seher Namaz

Özel Video

Teşekkürler! Arkadaşlarınıza da önerin!

URL

Bu videoyu beğenmediniz. Dikkate alacağız!

Sorry, only registred users can create playlists.
URL



Açıklama

GÜNEŞ YAKARTEPE "Uyan Ey Gözlerim Gafletten Uyan İlahi " Eserinin Senfonik (Çok sesli) Eşlik Notalarını ve armonilerini yazdı, Piyano ile çaldı ve Söyledi,
İlahinin Söz Bestesi 4 Murat'a ait ilahidir Sultan 4 Murat bu ilahiyi kaçırdığı sabah namazı sonrası yazmıştır ,
UYAN EY GÖZLERİM
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan...
Azrail'in kastı canadır inan
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan...

Seherde uyanırlar cümle kuşlar
Dill u dillerince 1 tesbihe başlar
Tevhid eyler dağlar taşlar ağaçlar...
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan...

Semavatın kapuların açarlar
Mü'minlere rahmet suyun saçarlar...
Seherde kalkana hülle 2 biçerler
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan...

Bu dünya fanidir sakın aldanma
Mağrur olup taç u tahta dayanma
Yedi iklim 3 benim deyu gü nme
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan...

Benim Murad kulun suçumu affet
Suçum bağışlayub günahım ref' et 4
Rasul'ün sancağı dibinde haşret
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan

Uyan Ey Gözlerim Bu Parçanın Hikayesi Çok Farklı
"Uyuan Ey Gözlerim Gafletten Uyan " İşte bu mısraları Sultan 3 Murat Hz 'leri yazmış Parçanın sözleri müziği insanı etkiliyor Çünkü bu parçanın yazılış nedeni çok farklı Koca Sultan bunu sabah yatağında pişmanlık içinde yazmış Neden acaba İşte hikayesi MP3 formatında sözleri

Dediğimiz gibi koca Sultan sabah yatağında iki büklüm halde yazmıştır bu sözleri Nedeni ise Allah Korkusu'dur Bunu hissettiren ise o sabah kaçırdığı sabah namazıdır

Ne acayiptir ki sabah namazı için bu beste yapılmış Bu sayede tevbe edilmiştir Biz her gün kaçırdığımız namazlarımıza bırakın beste yaparak pişmanlığımızı dile getirmeyi bu anı kere yaşayıp bestesini yapanı bile yeterince tanımıyoruz Bu hislerin tercümanı besteyi dinlemiyoruz

Özelikle ricam var Bütün Osmanlı Padişahları başta olmak üzere bu işe gönül rip bizi bu günlere getirenler için birer Fatiha'yı eksik emeyelimLala Mustafa Paşa'nın asıl hedefi, Gürcistan'ı istilâ etmek olacaktı. Topladığı kuvvetlerle Gürcistan'a girip, fetihlere başlayan Lala Mustafa Paşa, Tokmak Han idaresinde bir İran ordusunun üzerine geldiğini duyunca buna karşı maiyetindeki kumandanlardan Özdemiroğlu Osman Paşa'yı yolladı. Osman Paşa, İran kuvvetleriyle Çıldır'da karşılaştı ve Tokmak Han'ı mağlûp etti (1578). Lala Mustafa Paşa, Gürcistan içinde ilerleyerek Tiflis'i ele geçirdi ve Şirvan'a doğru ilerledi. Şirvan'ın bir kısmını zapteden Lala Mustafa Paşa, Özdemiroğlu Osman Paşa'yı serdar tayin ederek kendisi Erzurum'a döndü. İran kuvvetleri Osman Paşa üzerine taarruza geçtilerse de mağlûp olup çekildiler. Fakat İranlıların tecavüzü bitmiyordu. Kuvvetleri çok azalan Osman Pasa, geri çekilmek zorunda kaldı. Muharebelerin İran lehine dönmeye başlaması üzerine Lala Mustafa Paşa, azledilerek, yerine Koca Sinan Paşa serdar tayin edildiyse de kayda değer hiç bir muvaffakiyet elde edilemedi. Özdemiroğlu büyük bir gayretle İran savaşlarına devam ediyordu. Nitekim 1583 yılında Meş'ale Savaşı denen savaşta bir kere daha İranlıları yendi. Meş'ale Savaşı'ndan sonra İranlılar, Şirvan bölgesini boşaltmak zorunda kaldılar. Yeni serdar Ferhad Paşa, büyük kuvvetlerle İran sınırına gelip, bâzı muharebeler yaptı: Daha sonra sadrazam ve serdar tayin edilen Özdemiroğlu Osman Paşa ile beraber Tebriz'i almayı başardılar.

Osman Paşa'nın vefatından sonra Ferhad Paşa, ikinci defa olarak serdarlığa getirildi. Ferhad Paşa'nın bu ikinci serdarlığında Osmanlı orduları bazı muvaffakiyetler daha kazandılar. Ayrıca Doğuda Türkistan Hükümdarı Özbek Han, İran'a saldırınca Şah Abbas, Osmanlılardan barış istedi. 1590 yılında yapılan Ferhad Paşa Antlaşmasına göre: Tebriz, Şirvan, Gürcistan, Dağıstan bölgeleri Osmanlılara verilecekti. Büyük kayıplar karşılığında alınan bu yerler, Osmanlıların elinde fazla kalmayacak, tekrar İranlılara geçecektir.

Yeniçeri ve Sipâhi İsyanları: İran'la anlaşma yapıldıktan sonra İstanbul'da Yeniçeri ve Sipahi isyanları vuku' buldu. Bu isyanlar her ne kadar ulûfe (Yeniçerilere üç ayda bir verilen maaş) yüzünden çıkmışsa da, asıl sebebini devlet teşkilâtının bozulmaya yüz

Fazlasını Göster

Yorum Yazın

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
RSS