Müzik Video PİYANO Piyanist Musiki Music
Hoşgeldiniz
Giriş / Kayıt Ol

ŞİMDİ UZAKLARDASIN Vokalist:OYA Türk Sanat Müziği Zeki MÜREN Klasik TAŞ PLAK YouTube Nostalji Hiç Ay

Teşekkürler! Arkadaşlarınıza da önerin!

URL

Bu videoyu beğenmediniz. Dikkate alacağız!

Sorry, only registred users can create playlists.
URL



Açıklama

Güneş Yakartepe "Şimdi uzaklardasin, Gönül hicranla doldu Şarkısı" Eserini Senfoni Çok Sesli Eşlik Notalarını yazdı ve Dijital Piyano ile çaldı ve Söyledi,
Vokalist OYA YILDIZ Ona Sesiyle eşlik etti.
Şimdi uzaklardasin , Gonul hicranla doldu
hic ayrilamam derken, kavusmak hayal oldu
kavusmak hayal oldu

sevda bahcelerinin
cicekleri hep soldu cicekleri hep soldu
hic ayrilamam derken
kavusmak hayal oldu
hic ayrilamam derken
kavusmak hayal oldu

Şimdi Uzaklardasın Akorlari

C Fm C
Şimdi uzaklardasın gönül hicranla doldu

Fm C C# C
Hiç ayrılamam derken kavuşmak hayal oldu

C# C Fm C C# C
Sevda bahçelerinin çiçekleri hep soldu çiçekleri hep soldu

Fm C C# C
Hiç ayrılamam derken kavuşmak hayal oldu
Arkadaşına "Şimdi Uzaklardasın" Ring zil sesi tones senin Hücre Zeki Müren Akorlar
Gülay Zara Kubat Yöre Derleyen enstrumantel saz trt1 aksam sefa halk müziği bolu stüdyo makyaj Odası
Güneş Yakartepe "ŞİMDİ UZAKLARDASIN" Şarkısının Senfoni Formunda Eşlik Notalarını yazdı ve Piyano ile çaldı
an itibariyle dinlediğim şarkıdır, sözlerini de yazayım...

düşlerin bitmek bilmiyor
gözlerin gülmek bilmiyor
gönlünde sonsuz arayış
sevmek istiyor, sevmek istiyor

kalbin acılar dolu
kaçmak istercesine
gönlün kanatlanıyor
uçmak istercesine

şimdi uzaklardasın,
hayallerdesin,
rüyalardasın
yalnız kendi derdinle
kendi halinde
derinlerdesin
şimdi uzaklardasın,
hayallerdesin,
rüyalardasın....

ağlıyor sessiz sözlerin
kanıyor bitki gözlerin
sönmeyen ateşler gibi
yanar yüreğin, yanar yüreğin

kalbin acılar dolu
kaçmak istercesine,
gönlün kanatlanıyor
uçmak istercesine..

şimdi uzaklardasın,
hayallerdesin,
rüyalardasın
yalnız kendi derdinle
kendi halinde
derinlerdesin
şimdi uzaklardasın,
hayallerdesin,
rüyalardasın....
duydum ki severmişsin birini
gönül ya bu vefasızmış
gönlünde ben yer etmek isterdim
baktım ki eller almış gönlünü
acıdı kalbim,bıçak soksan acımazdı böyle
gözlerin başka gözlerle bakıyor
bilmem ya benim sanıyordum onları
hayatımda iki kez mutlu olmuştum
ilk kez gözlerine baktığımda
ve de ilk kez ellerini tuttuğumda
şimdi sana yazıyorum ama yoksun
kimbilir nerdesin
hangi ellerde
yabancıların olmuşsun
bense uzaklarda
yalnızlığıma misafirim
Gelmiştin.
Durgun bir düş gölünden çıkıp gelmiştin…
Herkes buraya geldiğine göre, gönül fethedilen bir şeyler olmalıydı burada. Herkes buraya geldiğine göre, deniz huzur, toprak hasret, şarkılar nihavent kokuyor olmalıydı burada…
Herkes buraya geldiğine göre, bu yerde sevda olmalıydı…
Herkes buraya geldiğine göre;
Bu işte bir iş vardı…
Sen de geldin.
Durgun bir düş gölünün ortasından.
Gönlünde sonsuz arayış insanları sevmek istiyordu.
Kendi ıssızlığının camlarına vuran kimsesizlikti belki seni aynalardan fırlatan ya da insanlardan uzaktalık. Dönüp aynaya baktığında, sanki asırlar geçmişti bir saniyelik göz kırpmasında. Ayrılıklar, korkular, yalnızlıklar… Cilana yansıyan şeyler ne de çabuk biçim değişmişti. (değiştirmişti demek daha uygun, yoksa anlatım bozukluğu olur)
Yollar, şehirler, kelimeler…
Geldin.
Burada yeni bir hayat olacağı yalanını kendin de dâhil herkese söyledin. Oysa burada herkes sırtını dayı gibi birbirine, kendi türünden olana veriyordu. Sen bir hayalettin, kendini ete kemiğe bürünmüş bir vücut sandın. Bir sığınmacı, buradaki dünyaya iltica etmek isteyen biri olduğun halde kendini buranın öz malı sandın…
Aynalar gerçeği yansıtırdı ya…
Gerçeklerin burada soğuk camına çarpan yalanlardan daha soğuk olduğunu anladın. Her biri buz dağları gibi çarptıkça yüreğine, köprü altı çocukları gibi geceler boyu üşüyen ellerini yalanların alevlerine uzattın. Gönül verdiklerine güven duyacağın, kendini inandıracak yalanlara öyle çok ihtiyacın vardı ki. Kalbin acılarla dolmuştu. Düşlerin bitmek bilmiyordu. Gözlerin bir türlü gülmek bilmiyordu. Yaralı bir kuş gibi kalmıştın bu hayatın ortasında! İnsanlar ne kadar da hoyrattılar sana karşı. Neydin sen burada? Can? Arkadaş? Dost? Sevgili? Kalem? Neydin sen burada?
Bu sualler bir bıçak gibi saplandı yüreğine! Sonra tek tek buldun acımasız cevaplarını da… Karanlık olarak yalnız gece mi var sanıyordun? Derin kuyular, mağaralar mı? İnsanların kalbi hepsinden karanlıktı. Oysa bu hayata karışmamak için tek yurdundu senin yalnızlığın. Gurbet aldı seni, savunmasız ve tutsak kaldın! Düşlerin bitmek bilmedi yine de sevmek üzerine. Hayat hiç olmadığı kadar ağır tokatlarla itti seni derin bir kuyuya. Sonra dipsiz bir karanlık… Kimseler duymadı feryatlarını. Sonrası, bu diyarda kimsesizliğin de ötesinde bir yalnızlıK
İnsanlar üç kuruşluk dünyevî çıkarları olanlar için seni dışladılar. Dost oldun, arkadaş oldun, merhamet oldun, sevgi oldun.
Bu yürek yangınıyla bir gün terk edip gittin. Geldiğin düş gölüne tekrar geri döndün.
Gittin… Kalbin acıyla doldu kaçmak istercesine. Fakat bunun adı kaçmak olmamalıydı. Kaçarsan gitmiş olmazdın ki. Hem, öyle bir gitmeliydin ki, arkandan gelmemeliydi acılar. Bir daha takip etmemeliydi arkandan ikiyüzlü gülüşler.
Gittin…
Şimdi uzaklardasın…

Fazlasını Göster

Yorum Yazın

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
RSS