Müzik Video PİYANO Piyanist Musiki Music
Hoşgeldiniz
Giriş / Kayıt Ol

Öyküler Ile Türkü Hikayeci Anlatıyor Ormancı Çıktım Belen Kahvesine Anlat Yörük Hikaye Şarkı İlahi

Teşekkürler! Arkadaşlarınıza da önerin!

URL

Bu videoyu beğenmediniz. Dikkate alacağız!

Sorry, only registred users can create playlists.
URL


Ekleme Tarihi by Piyanist Güneş Yakartepe - Kategori: Türkü ve Hikayeleri
193 İzlenme

Açıklama

PİYANO ile TÜRKÜ HİKAYELERİ no:1 Piyanist GÜNEŞ YAKARTEPE Piyanosu ile Enstrümantal Eseri çalarken, Öykü Anlatıcımız, Size Halk Türküsünün Gerçek Hikayesini Anlatacak. Ve hikayenin resimlerinide izleyebileceksiniz. Var ise türkü Yöresinin fotograflarınıda göreceksiniz. Ve bu güzel türkülerimizi hikayeri ve sözleri ile yaşabileceğiz.
Bu türkü Kültürü mirasımıza sahip çıkacağız.Çocuklarımıza ,gençlerimize türkülerimizi sevdireceğiz ve aşıklarımıza, değerlerimizi, Folklorümüze sevgilerimizle hatırlayacağız.
Güneş Yakartepe "Ormancı Türküsünü" Eserinin Senfonik Formda Eşlik Notalarını ve armonilerini yazdı,Enstrümantal-Karaoke olarak sözsüz Piyano ile çaldı.
Ormancı türküsü Sözleri ve hikayesi
Çıktım belen kahvesine baktım ovaya, baktım ovaya
Bay Mustafa çağırmış dam oynamaya

Ormancı gelir gelmez yıkar masayı, yıkar masayı
Laf anlamaz ormancı çekmiş kafayı

Aman ormancı canım ormancı
Köyümüze getirdin yoktan bir acı

Köyümüzün suları hoştur içmeye, hoştur içmeye
İçinde köprü var gelip geçmeye

Sevdiğimi vurdular hiç mi hiçine, hiç mi hiçine ) 2
Yazık ettin ormancı köyün iki gencine
Temmuz 1946'da Muğla'nın Gevenes Köyü'ndeki (günümüzdeki adı Çaybükü, Muğla) Belen Kahvesi'nde vuku bulan gerçek bir olay üzerine Değirmenci Pisili Tahir Usta tarafından bestelenen ve zamanla ünü Türkiye geneline yayılan bir halk türküsüdür. Türkünün sebep olduğu ilgi nedeniyle Çaybükü köyündeki Belen Kahvesi yakın geçmişte restore edilmiş olup, ziyaretçi akınına uğramaktadır.
Orman yangın evrakının bir an önce ilçeye götürülmesi için bekçiyi muhtardan ister. Ancak bu arada 1946 seçimlerinin evrakı da Yatağan'a gönderilecektir. Her türlü evrak Yatağan'a köy bekçisi tarafından götürülmektedir. Muhtar Cezayir, 'Olmaz, daha acil olan seçim sonuçlarının ulaştırılması gerekiyor. Bekçiyi gönderemem' cevabını verir. Bunun üzerine ormancı ile muhtar arasında tartışma başlar. Muhtar Tevfik Cezayir, 'Ayıp ediyorsun Mehmet, bize müsaade et' der ve oyuna devam eder.
Ormancı dama masasına bir yumruk atar. Mustafa Şah budak, bu davranışa tahammül edemez ve ormancıyı tokatlar. Olayın büyüyeceğini anlayan köylüler O zaman, Mustafa ormancıyı korkutmak için,
O günlerin imkânsızlıkları içerisinde Tevfik'i, tahta bir sal üzerinde köyden 23 kilometre uzaklıktaki Muğla Devlet Hastanesi'ne götürürler. Tevfik, çok kan kaybetmektedir. Mustafa, Doktor Veli Bey'e, "Babamın selamı var, bu adamı iyileştir" diye yalvarır. Doktor Veli Bey, "O ölecek, önce senin kolunu saralım" diye yanıt verir. O sırada Tevfik eliyle işaret edip Mustafa'yı yanına çağırarak, "Ben ölüyorum, hakkını helal et" dedikten sonra can verir.
Mustafa, en yakın arkadaşını öldürdüğü için teslim olur, 4 yıl ceza alır. Cezaevindeyken her gece Tevfik rüyasına girer. Ancak ormancıya kini gittikçe artar.
Bu acı olaydan sonra köyde kalamayacağını anlayan Mehmet İn ise, tayinini ister, Kavaklıdere Orman Müdürlüğü'ne atanır. Aslen Marmarislidir. Emekliliğinden sonra oraya yerleşir. Doksanlı yılların başında da ölür.
Mustafa Şahbudak da, cezaevinden çıktıktan sonra, anılarla dolu o köyde yaşayamayacağını anlayıp, Muğla'ya yerleşir. Çok sevdiği, günlerini birlikte geçirdiği arkadaşı Muhtar Tevfik Cezayir'i öldürdüğünde, arkada 25 yaşında bir eş ve 3 çocuk bırakır. Muhtar'ın eşi Pembe, bu acıya dayanamayıp birkaç yıl sonra akli dengesini yitirir. Oğlunun biri İzmir'e yerleşir. Diğer oğlu ile kızı, köyde evlenirler ve hayatlarını orada sürdürmeye devam ederler.
Bu arada Mustafa'nın anne tarafından akrabası olan Değirmenci Pisili Tahir Usta Gevenes Köyü'nde yaşanan bu acı olayın türküsünü bestelemiştir. Bu türkü bugün düğünlerde okunan, herkesin diline düşen Ormancı türküsüdür. Hayatının kalan yıllarını bu olayı unutmaya çalışarak geçiren Mustafa Şahbudak da 28 Mart 2005 günü İzmir Ege Üniversitesi Hastanesi'nde 83 yaşında ölür.
Müzeyyen Senar, Sümer Ezgü, Hale Gür, Ahmet Günday, Tolga Çandar, Kubat ve İbrahim Tatlıses gibi sanatçılar tarafından okunmuştur.
Ormancı ve Ayı uzaklarda bulunan bir ülkenin birinde bir ormancı yaşarmış. Bu ormancı her gün ormana gidip evine yakacak birşeyler toplarmış. Her gittiğinde bir hayvana da yardım edermiş. Bir gün yine çıkmış ormancı, ormanda yürürken bir ayıyı belinden sararak sıkıştıran bir boğa yılanını görüvermiş. Hemen ayıya yardım etmek için koşmuş ve oracıkta kılınçını çekip yılanı ikiye bölmüş. Ayı Kategori: Hikaye Etiketler Ayı ve Ormancı, Ayı ve Ormancı hikayesi, Ayı ve Ormancı masalı, Ayı ve Sinek, Ormancı, Ormancı ve Ayı, Ormancı ve Ayı Hikayesi, Ormancı ve Ayı Masalı

Fazlasını Göster

Yorum Yazın

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
RSS