Müzik Video PİYANO Piyanist Musiki Music
Hoşgeldiniz
Giriş / Kayıt Ol

Ben Yürürüm Yane Yane Enstrumantal Senfonik Piyano Ilahileri Yunus Emre İlahi Piano Solo Karaoke Pi

Teşekkürler! Arkadaşlarınıza da önerin!

URL

Bu videoyu beğenmediniz. Dikkate alacağız!

Sorry, only registred users can create playlists.
URL



Açıklama

Piyanist Güneş Yakartepe " Ben Yürürüm Yane Yane İlahisi" Eserini Senfoni Çok Ses Piyano Eşlik Notasını yazdı ve Senfoni formunda Dijital Stand-Duvar Piyano ile icra etti.
Ben yürürüm yane yane(ilahi ve şiir)
Aşk boyadı beni kane
Ne akilem ne divane
Gel gör beni aşk neyledi

Gel gör beni beni aşk neyledi
Derde giriftar eyledi
Gel gör beni beni aşk neyledi
Gel gör beni aşk neyledi

Gâh eserim yeller gibi
Gâh tozarım yollar gibi
Gâh coşarım seller gibi
Gel gör beni aşk neyledi

Gel gör beni beni aşk neyledi
Derde giriftar eyledi
Gel gör beni beni aşk neyledi
Gel gör beni aşk neyledi

Ben yunusu bi'çareyim
Dost elinden avareyim
Baştan ayağa yareyim
Gel gör beni aşk neyledi

Gel gör beni beni aşk neyledi
Derde giriftar eyledi
Gel gör beni beni aşk neyledi
Gel gör beni aşk neyledi
Ben Yürürüm Yane Yane Enstrumantal Senfonik Piyano ilahileri Yunus Emre İlahi Piano solo Karaoke Piano Senfoni Fon Müziği ezgi sözsüz çalgısal Resitali müzik piyanist piano Konser Türkü şarkı Moledi Melodik Kitap eser harika güzel dinleti Orjinal Video Klibi İlahi Enstrüman İnstrümantal
YUNUS EMRE VE TASAVVUF*
Yunus Emre, ne felsefî manada bir filozof ne ilimle uğraşan, sistemli bir eğitimden geçmiş bir müderris ne de filozofik manada bir hakim(bilge)dir. Yunus Emre hikmeti ledün anlamında kullanan bir mutasavvıftır ve sanatı da buna göre düşünülmelidir.Yunus Emre, İslam şeriatine bağlı, seyr ü sülûku yaşamış ve İslam tasavvufunun belirlemiş olduğu şeriat, tarikat, hakikat ve marifet makamlarından geçerek irfana ulaşmış bir âriftir. Zat tevhidi: Bu makam fenafillah mertebesinde yaşanır. Bu makamda görünen her varlık görecelidir. Bir tek varlık vardır o da mutlak hakikat olan Tanrı’dır. Âşıkların asıl gayesi de bu tevhidi yaşamaktır. Bu merhalede tevhid artık dilden düşer gönle yerleşir.

Her sevdügi terkin ura kayıkmaya değme yana
Her dem anın seyrangâhı hem zat u hem sıfat olur
İkiliği terk itgil birlik makâmın tutgıl
Cânlar cânın bulasın iş bu dirlik içinde
Bu görüşlere sahip olan Yunus Emre, tevhidin bütün makamlarını tamamlamış bir erendir.

Yunus, bu tevhîde gark oldı gitdi
Girü gelmeklige aklı dirilmez
Vahdet-i vücutla yakından alakalı olan kavramlar:
Vahdet-kesret:
Yunus Emre’ye göre görünürdeki çokluk, bâtında tektir. Görülen bu âlem görecelidir. Bu âlemdeki varlıklar İlahi varlığa bağlıdır. Vahdet(birlik) oransız, nakışsız, hacimsiz, mekânsız ve zamansızdır. Varlıklar yaratılmadan evvel vahdet yurdunda İlahi zat ile beraberdir. O’nun birliğinden yaratılmış ve bu âleme inmişlerdir. Buradan da tekrar vahdete döneceklerdir. Vahdet sırrı mürşidin bâtınında tecelli eder.
Çünkim girdüm bu denize ne kenâr var ne cezire
Çün dört yanumda mevc ura teknem kâvi hiç batmadan
Kesret yerine kullandığı diğer benzetmeler katre, mevc, mevc-i acaib, ırmak, sûret nakşı, fânî nakş, kuru efsane, yaban, dünya, çokluk, hicâb, vücud. Dağ, bulut, duman, agyar, gayr, hayal, varlık evi, nefs, kudret denizi, taş kapu, renk, bezenmiş suretler vb. dir.
Mâsîvâ:
Mâsîvâ kesreti ifade eder. Yunus, Hakk’tan başka varlığın olmadığına inanır. Buna göre mâsîvâ Hakk’ın dışındaki şeylerdir. Ve biz bunları nefsimizle görürüz. Tanrı görünürken mâsîvânın arkasına gizlenmiştir ve bu yüzden mâsîvâ âşıkların zindanıdır. Onun içinde tıkılıp kalmışlardır. Gönlünden bu mâsîvâyı çıkaranlar zindandan kurtularak Hakk’ın tecellîsine kavuşurlar. Bunun için insanın kendini bilmesi ve nefsine hakim olması gerekir. Birliği kavrayan kişi agyarı yar bilir çünkü o eşyanın aslını öğrenmiştir. Ağyar da yar da gerçek varlığın görünümüdür. Allah’tan başka her şey gelip geçicidir bu yüzden mâsîvâ yalan dava olarak anılır:
Yunus ko yalan da’vîyi gel arıta ko sivâyı
Gönlün evini kız eyle dost gelicek kondurmaga
Yunus, beyitlerinde mâsîvâ yerine şu kelimeleri kullanmıştır: Gayr, varlık, sivâ, yalan, dava, agyar, ayruk.
Tecellî:
Hakk’a yönelen kalplerde Allah’ın güzelliği görünür. Çünkü onlar artık gönüllerinden mâsîvâyı temizlemişlerdir. Allah’ın kalpte ortaya çıkışı sonsuz ve sınırsızdır. Bir tecellî iki defa tekrar etmez. Hakk, her an başka şekilde, başka sıfatlarda kendini gösterir. Allah, sıfatlarıyla güzelliği ve ululuğu yönüyle görünebilir. İşte her ikisini de Hakk olarak kabul edenler vahdeti anlayanlardır. Yunus, bu iki tecellîyi meyhane ve mescit rumuzlarıyla ele alır. Meyhane Allah’ın celal tecellisinden, mescit de cemal tecellisindendir. İşte vahdeti anlayan kişi her ikisinde de Allah’ın nurunu görür. Tecelli, Allah’ın kendi yüzünü göstermek istemesidir. Bu durumda tecelli eden de ettiren de aynı varlıktır. Allah mutlak varlık olduğu için tecellisi celali de olsa cemali de olsa hoş karşılanır. Çünkü zaten bütün gönüller ona hayrandır. Tecelli gönülde olur:
Ger meyhaneye vardum ansuz yir göremedüm
Yine ana sataşdum girdüm dahı külhân
,10.Bölüm: Kurb (Allah'a Yakınlık)
11.Bölüm: İlimin Şerefi
12.Bölüm: Esma-i Hüsna'nın Manası
Esma-i Hüsna'nın Kısımları
Esma i Hüsna'nın Toplandığı Zikir
13.Bölüm: Doğru Ve Geçerli İman
Bazı Sıfatların Yorumlanması

Fazlasını Göster

Yorum Yazın

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
RSS